Her gün binlerce insan Kırşehir’in önünden geçiyor… ama neden hiçbiri durmuyor?
Düşün bir kere… Doğu’yu Batı’ya bağlayan yolun tam ortasındasın. Yanı başından Ankara-Niğde otoyolu geçiyor. Gün boyu binlerce araba akıyor o yoldan. İçinde turist var, iş adamı var, ailesiyle tatile giden var…
Ama soruyorum SANA... Bu insanların kaçı Kırşehir’i fark ediyor?
Cevap belli... Neredeyse hiçbiri.
Niye?
Çünkü Kırşehir kendini anlatmıyor anlatamıyor.
Halbuki anlatacak o kadar çok şeyi var ki…
Ahilik burada doğmuş, Ahi Evran burada yatıyor. Neşet Ertaş’ın memleketi burası. Cacabey Medresesi var, öyle sıradan bir yer değil. UNESCO Müzik Şehri unvanı var. Doğa desen var, tarih desen var…
Ama gel gör ki bilen yok.
Çünkü gören yok.
Bak mesela, Ankara’dan Kapadokya tarafına giden biri yolda ne görüyor? Her yer tabela.. Göreme, Ürgüp, Peri Bacaları… Sürekli bir davet var.. Gel, gör, uğra.
Peki Kırşehir yolunda ne var? Kocaman bir Kırşehir 10 km tabelası. Başka? Yok!!!
E kardeşim, sen kendini böyle mi anlatacaksın?
Yol kenarına 3-5 tane düzgün tabela koymak çok mu zor?
Yaz mesela
Ahiliğin başkenti Kırşehir – Ahi Evran Türbesi 5 km
Neşet Ertaş’ın memleketine hoş geldiniz
Cacabey Medresesi – Tarihi keşfedin
İnsan merak eder ya… Dur bir gireyim der. Giren gezer, gezen sever, seven de başkasına anlatır. Bu iş böyle büyür.
Gelelim otogara… Orası şehrin vitrini. Her gün yüzlerce insan iniyor, biniyor.
Peki içeride Kırşehir’i anlatan bir şey var mı?
Bir pano, bir harita, bir broşür?
Şurayı gezmeden gitmeyin diyen bir köşe?
Yok….
E o zaman o adam iner, biner, gider. Kırşehir onun için sadece bir durak olur, hatıra bile olmaz.
Bir de işin dijital tarafı var. Artık herkes telefonda.
Basit bir şey ya… Bir QR kod koy, adam okutsun, karşısına kısa bir tanıtım videosu çıksın. Kırşehir’e hoş geldiniz desin.
Gezilecek yerleri göstersin. Bu kadar zor mu? Maliyeti ne? Neredeyse yok.
Sosyal medya desen… Doğru düzgün kısa videolar, tanıtımlar, rota önerileri…
Bunlar yapılmayacak şeyler mi? Yapılır.
Hem de çok güzel yapılır.
Şimdi diyeceksiniz ki Bunları neden yapmıyorlar?
İşte mesele orada.
Belki önemsemiyorlar, belki farkında değiller, belki de zaten kimse gelmez diye düşünüyorlar.
Çünkü bu iş küçük dokunuşlarla büyür.
Bir tabela, bir pano, bir video…
Bunlar küçük şeyler ama etkisi büyük.
Kırşehir geçilen yer olmaktan çıkıp gidilen yer olabilir.
Esnaf kazanır, şehir canlanır, adı duyulur.
Kısacası mesele şu
Kırşehir’in hikayesi var… Ama anlatanı yok.
Biz söylüyoruz, çözümü de söylüyoruz
Tabela koy, yön göster, tanıt, anlat.
Ben bir Kırşehir Sevdalısı kardeşiniz olarak derdimizi söyledim çözüm de ortada.
Kırşehir’in anlatacak çok şeyi var, yeter ki anlatılsın. Gerisi, bu şehre sahip çıkacak olanların işi.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sizler de düşüncelerinizi, yorumlarınızı ve çözüm önerilerinizi yazarsanız belki bir kıvılcım olur, belki de bu şehir hak ettiği değeri görmeye başlar.
Amacım hiçbir kurum yada kuruluşu eleştirmek değil, şehrimizin tanıtımı için elinden geleni yapmak..
Bir vatandaş olarak düşüncelerimi söyledim. Sürç-ü Lisan Ettiysem Affola... Selamlar

Teşekkürler kiymetli kardeşim. Yüreğine kalemine sağlık
YanıtlaSilŞahap Yılmaz
YanıtlaSilMETESEN Gnl. Bşk